Umudumu Kaybettiğimde Beni Kim Almaya Gelecek?

Umut nedir, psikolojik sağlamlıkla nasıl ilişkilidir ve umut nasıl geliştirilebilir?
En karanlık gecelerimizde, bütün hayallerimiz suya düşse de ertesi sabaha nasıl uyanırız? Herkes yolunun çıkmaz sokağa girdiğini ömründe bir kez de olsa hissetmiştir. O zamanlarda gözlerimizi kapatıp bir umut bekleriz. Peki umut öyle kendiliğinden geliveren pasif bir duygu mudur?
Umut, psikolojik sağlamlığın en önemli ögelerinden biridir. Bireyin karşılaştığı ağır krizler, travmalar ve belirsizlikler karşısında ruh sağlığını ve işlevselliğini korumasını sağlar. Yapılan araştırmalar, umut düzeyi yüksek bireylerin depresyon ve anksiyete yaşama oranlarının daha düşük olduğunu göstermektedir.
Temenni, İyimserlik ve Umut Arasındaki Fark
Bizler umudu bazen temenni, bazen de iyimserlikle karıştırırız. Temenni eylem gerektirmez. İyimserlik ise gelecekte iyi şeyler olacağına dair genel ve sonuç odaklı bir beklentidir. Umut ise tam tersine, süreçte bizim de aktif olarak rol almamızı gerektirir.
Kansas Üniversitesi’nde yıllarca akademisyenlik yapmış olan Umut Teorisi’nin kurucusu C. R. Snyder bize farklı bir şey söyler: Umut pasif olarak hissettiğimiz, bizi pembe bulutların üstüne çıkaran bir duygu değildir. Aksine, zihinsel egzersizlerle geliştirebileceğimiz bilişsel bir sistemdir.
Umut = Amaçlar (Goals) + Alternatif Yollar Düşüncesi (WayPower) + Eyleyici Düşünce (WillPower)
Umudun Üç Temel Taşı
1. Amaçlar: Umutlu bir insan olabilmemiz için önce hedeflerimizin belirlenmiş olması gerekir. Ancak ne kesinleşeceğinden emin olduğumuz hedefler bizi motive eder ne de gerçekleşme ihtimali oldukça uzak olanlar. Sadece küçük bir belirsizlik içeren ama başaracağınıza inancınızı sürdürebileceğiniz hedefler dikkatinizi ve motivasyonunuzu diri tutar.
2. Alternatif Yollar Düşüncesi: Yollardaki engeller karşısında nasılsınız? Araştırmalar, umut düzeyi yüksek kişilerin engelleri bir "veri" olarak algıladığını ve hedefe ulaşmak için yaratıcı düşünceyle alternatif yollar ürettiklerini gösterir.
3. Eyleyici Düşünce: Belirlediğiniz hedefin sizin için önemi, bunu gerçekleştirebileceğinize olan inancınız ve kararlılığınız eyleyici düşünceyi oluşturur. Bu zihinsel enerji, alternatif yollar geliştirmek için adeta bir yakıt görevi görür.
Yol Çıkmaz Sokağa Girdiğinde Ne Olur?
"Tamam, bunların hepsi bende var ama bu yol yine de çıkmaz sokak" diyorsanız bile umutlu bir insan olabilirsiniz. Beyniniz bu noktada farklı bir formül dener; hedeflerinizi küçültür ve anlamı dönüştürür. Örneğin terminal dönem kanser hastası bir bireyde ölüm kaçınılmaz gözüktüğünde, hedef hayatta kalmaktan var olan vaktini değer verdiği insanlarla geçirmeye yönlendirilir.
Tabii ki umutlu olmayı biz seçeriz; ancak bazı durumlarda bu durum işlevsel olmaktan uzaklaşabilir. Gerçekleşmesi imkansız bir hedefte ısrarcı olup enerjimizi yanlış yerlere harcayabilir veya bizim için doğru olmayan bir ilişkide kalmakta direnebiliriz.
Umut Eğitilebilir Bir Zihinsel Kas mıdır?
Tüm bu istisnai durumlara rağmen umut, hayata karşı bağışıklığımızı artıran muhteşem bir özelliktir. Üstelik umutlu biri olmak öğrenilebilir ve terapi desteğiyle geliştirilebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Umut Terapisi ve Çözüm Odaklı Kısa Süreli Terapi yaklaşımları bu yolda size rehberlik edebilir.
Kendinizi son zamanlarda umutsuz ve çıkmazda hissediyorsanız; Antalya, Konyaaltı’nda bulunan ofisime veya online terapi süreçleri için randevu oluşturmak üzere bana ulaşabilirsiniz.


Yorumlar